Köşe Yazıları

AYDINSPOR PARKI NEREDE OLMALI?

Ben sürprizleri pek sevmem.

Çünkü sürprizler genellikle insanları mutlu etmek için yapılır. Fakat insan o sürprizden gerçekten mutlu olmasa bile, yüzüne bir tebessüm yerleştirip “Ne güzel düşünmüşsün” demek zorunda kalır.

Bir bakıma küçük bir riyakârlıktır bu.

O yüzden ben, sürpriz yapılmadan önce ne hissettiğimi söylemeyi tercih ederim.

Sonra kimse “Ama biz böyle düşünmemiştik” demesin.


Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, dün Aydınspor camiasının merakla beklediği Aydınspor Parkı Projesi hakkında konuştu.

Başkan Yetişkin, parkın yerinin hazır olduğunu, projesinin tamamlandığını ve yalnızca finansman sürecinin sonuçlanmasının beklendiğini söyledi.

Öncelikle şunu açık açık yazalım:

Ben bu projeyi çok önemli ve çok değerli buluyorum.

Hatta biraz daha ileri gideyim.

Aydınspor’un unutulmaya yüz tuttuğu, şehrin büyük bölümünün bu kulübe sırtını döndüğü bir dönemde Aydınspor’un adını, geçmişini ve hafızasını şehrin göbeğine yeniden yazmak kıymetlidir.

Bugün Aydınspor’a sahip çıkmak kolay değil.

Kalabalıkların alkışladığı yerde herkes görünür.

Asıl mesele, tribünlerin boşaldığı, seslerin azaldığı, insanların “Ne olacak bu takımın hali?” diye omuz silktiği zamanda bir adım öne çıkabilmektir.

Bu nedenle Aydınspor Parkı fikrini ortaya koyan ve bu projeyi gündeme getiren Anıl Yetişkin’e teşekkür etmek gerekir.

Çünkü bu şehir, Aydınspor’u unutmaya çalışırken birilerinin çıkıp “Hayır, bu takımın bir geçmişi var” demesi bile başlı başına değerlidir.

Fakat…

İşte tam burada küçük değil, çok önemli bir parantez açmak gerekiyor.

Başkan Yetişkin dün, “Parkın yeri hazır, projesini hazırladık. O da hazır” dedi.

İşte ben bu cümlede biraz durdum.

Çünkü Aydınspor Parkı için mesele yalnızca bir park yapmak değil.

Mesele, Aydınspor Parkı’nı nereye yapmak.

Ve benim nacizane fikrim şu:

Bu parkın yeri konusunda Aydınspor’un geçmişini, bugününü ve yarınını birlikte düşünmek zorundayız.

Çünkü Aydınspor Parkı, herhangi bir semt parkı değildir.

İçine birkaç bank koyup, birkaç ağaç dikip, tabelasına “Aydınspor Parkı” yazılacak sıradan bir yeşil alan hiç değildir.

Burası Aydınspor’un hafızası olmalıdır.

Aydınspor’un hikâyesinin devam ettiği yer olmalıdır.

Ve bunun için Aydın’da benim aklıma gelen tek bir yer var.

Adnan Menderes Stadyumu’nun yanı başındaki Kemal Ünlü Parkı.


Neden mi?

Çünkü Aydınspor’un mabedi orada.

Stadyum dediğimiz şey yalnızca futbolcuların 90 dakika boyunca top koşturduğu beton ve çimden ibaret değildir.

Hele Aydınspor için hiç değildir.

Orada bir tarih vardır.

Binlerce insanın sesi vardır.

Kimi için çocukluğudur.

Kimi için babasıyla gittiği ilk maçtır.

Kimi için arkadaşlarıyla omuz omuza verdiği yıllardır.

Kimi için bir galibiyetin sevinci, kimi için son dakikada kaçan maçın hüznüdür.

Ve kim bilir kaç Aydınsporlu için o stadyumun önünden geçmek bile, geçmişten bir fotoğraf karesini yeniden hatırlamaktır.

İşte Aydınspor Parkı böyle bir hafızanın tam yanında olmalıdır.

Çünkü mabedin yanına hafıza meydanı yapılır.

Başka bir yere yapılan park ise yalnızca park olur.


Adnan Menderes Stadyumu’nun yıkıldığı günleri unutmadık.

O alanın ne olacağı üzerine yürütülen tartışmaları da unutmadık.

Stadyumun aynı yerde kalması için verilen mücadeleyi de…

Bu şehrin bir bölümünün o alanı farklı hesapların, farklı projelerin, farklı beklentilerin konusu haline getirmek istediğini de gördük.

Biz ise dedik ki:

Aydınspor’un stadyumu Aydınspor’un şehrinde kalacak.

Mücadele ettik.

Sonunda stadyum yeniden aynı yerde yükseldi.

Üstelik siyah-beyaza boyandı.

Tribünlerine kocaman AYDINSPOR yazıldı.

Bunlar kendiliğinden olmadı.

Birilerinin “Ne güzel olmuş” deyip fotoğraf çektirmesiyle olmadı.

Emek verildi.

Israr edildi.

Mücadele edildi.

Ve bugün geldiğimiz noktada o hikâyenin birkaç parçası hâlâ eksik.

İşte Aydınspor Parkı onlardan biridir.


Şimdi düşünün…

Stadyumun yanında Aydınspor Parkı.

Bir tarafta maçların oynandığı stat.

Diğer tarafta Aydınspor’un geçmişinin anlatıldığı, eski futbolcularının, yöneticilerinin, taraftarlarının hatırasının yaşatıldığı bir alan.

Belki eski formaların sergilendiği bir bölüm.

Belki kulübün tarihinin anlatıldığı küçük bir müze.

Belki eski maçlardan fotoğraflar.

Belki Aydınspor’un efsane isimlerinin yaşatıldığı bir alan.

Gençlerin, çocukların Aydınspor’u tanıdığı bir meydan.

Ve maç günü…

Siyah-beyaz atkısını boynuna dolamış insanlar parkta buluşuyor.

Oradan tribüne yürüyor.

Maç bitiyor, yine aynı yerde sohbet ediyor.

İşte o zaman ortaya gerçekten Aydınspor Parkı çıkar.

Yoksa stadyumdan kilometrelerce uzakta, Aydınspor’la fiziksel ve duygusal hiçbir bağı olmayan bir yerde yapılacak parkın tabelasına Aydınspor yazmak, bu hikâyenin ruhunu tamamlamaz.

Tabela doğru olabilir.

Adres yanlış olabilir.

Ve bazen yanlış adres, doğru niyeti bile gölgede bırakır.


Ben Başkan Anıl Yetişkin’in bu projeyi gerçekten iyi niyetle ve Aydınspor’a değer katmak amacıyla düşündüğüne inanıyorum.

Zaten itirazım da buna değil.

Tam tersine…

Bu projenin çok daha doğru, çok daha anlamlı ve çok daha kalıcı hale gelmesini istiyorum.

O nedenle daha temel atılmadan, ilk çivi çakılmadan, beton dökülmeden söylemek istiyorum.

Başkanım;

Lütfen Aydınspor Parkı’nı yalnızca bir park olarak düşünmeyin.

Onu Aydınspor’un geçmişiyle geleceği arasındaki köprü olarak düşünün.

Yer seçerken yalnızca bugünün boş arazisine değil, yarının hafızasına bakın.

Çünkü Aydınspor’un parkı, Aydınspor’un stadyumundan kopuk olursa bir şey eksik kalır.

Ama stadyumun hemen yanı başında olursa…

İşte o zaman tamamlanmayı bekleyen puzzle’ın son parçalarından biri yerine oturur.


Aydınspor bugün belki eski günlerinde değil.

Belki tribünler eskisi kadar dolu değil.

Belki şehirde eskisi kadar konuşulmuyor.

Ama bazı değerlerin kıymeti, kalabalık olduğu günlerde değil; sahipsiz kaldığı günlerde belli olur.

Aydınspor da bu şehrin böyle bir değeridir.

Bu nedenle Aydınspor Parkı yapılacaksa, öyle “yaptık, oldu” diye yapılmamalı.

“İyi ki yapılmış” dedirtecek şekilde yapılmalı.

Ben sürpriz istemiyorum.

Hele kötü sürpriz hiç istemiyorum.

Bugünden söylüyorum.

Yarın parkın açılışına gidip, “Keşke stadyumun yanında olsaydı” demek istemiyorum.

Tam tersine…

İlk kez gördüğümde içimden şunu söylemek istiyorum:

“İşte bu.”

Çünkü Aydınspor’un hikâyesi yarım kalmasın.

Stadyumu aynı yerde yeniden yaptık.

Siyah-beyaza boyadık.

Tribünlerine Aydınspor’u yazdık.

Şimdi sıra, o stadyumun yanı başına Aydınspor’un hafızasını koymakta.

Aydınspor Parkı, Aydınspor’un mabedinin yanında olmalı.

Bence başka yolu yok.

Çünkü bazı şeylerin adresi haritayla değil, hatıralarla bulunur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu