Aydın HaberleriGündem

Şap yeniden sahada: Hayvan pazarlarından deve güreşlerine uzanan kriz

ROTA09'U TAKİP EDİN
Aydın'ın gündemini kaçırmayın. Rota09'u sosyal medyada takip edin.

Türkiye hayvancılığı şap hastalığıyla yeniden karşı karşıya. 2025 yılında ülke genelinde ciddi bir krize neden olan hastalığın ardından hayvan pazarları kapatıldı, aşılama çalışmaları yürütüldü ve hayvan hareketlerine çeşitli kısıtlamalar getirildi.

Aylar sonra hayvan pazarları yeniden açıldı.

Ancak 2026 sonbaharında farklı illerden yeniden şap haberleri gelmeye başladı. Hayvan pazarları bir kez daha kapatılıyor.

Şimdi ise yalnızca yetiştiricinin değil, hayvan ticaretinden geçimini sağlayan binlerce kişinin de aynı sorusu var:

Türkiye, 2025’te yaşadığı şap krizinden gerçekten ders çıkardı mı?

Altı ay değil, bir yıl sonra aynı tablo

2025 yılında Türkiye, SAT-1 serotipi nedeniyle ciddi bir şap salgınıyla karşı karşıya kaldı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Şap Enstitüsü tarafından üretilen 14 milyon doz aşının 81 ile sevk edildiğini açıklamıştı.

Hayvan pazarları kapatıldı, hayvan hareketleri sınırlandırıldı ve aşılama seferberliği başlatıldı.

Salgının kontrol altına alındığı açıklanmasının ardından pazarlar yeniden açılmaya başladı.

Ancak 2026 yılının Eylül ayında farklı illerden yeniden şap vakaları ve buna bağlı hayvan pazarı kapatma kararları gelmeye başladı.

Uşak, Yozgat, Tokat, Çankırı ve Afyonkarahisar gibi illerde hayvan pazarlarının kapatılması, hastalığın yeniden ülke gündeminin merkezine oturduğunu gösterdi.

Dün itibarıyla Türkiye genelinde hayvan pazarlarının tamamı kapatıldı. Şap hastalığının yayılmasının önüne geçilmesi amacıyla alınan bu karar, hastalığın yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmadığını ve ülke genelinde ciddi bir tedbir sürecinin yeniden devreye sokulduğunu ortaya koydu.

Bu noktada tartışılması gereken yalnızca “şap çıktı mı?” sorusu değil.

Asıl soru şu:

2025’te milyarlarca liralık ekonomik kayıp ve ciddi bir hayvan hareketliliği krizi yaşanırken, aradan geçen sürede hangi kalıcı önlemler alındı?

Aşı meselesi: Krizin en kritik başlığı

Sahadan gelen bilgiler, bazı bölgelerde üreticilerin aşıya erişim konusunda sorun yaşadığı yönünde.

Ancak burada dikkatli olmak gerekiyor.

“Türkiye’de aşı yok” şeklindeki genel bir iddia şu aşamada resmi verilerle doğrulanmış değil.

Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 sonbahar dönemi için 14 Eylül-13 Kasım tarihleri arasında şap aşılama programı yürütüyor.

Şap Enstitüsü de aşı üretmeye devam ediyor.

Dolayısıyla tartışmayı “Türkiye aşı üretemiyor” noktasına taşımak yerine daha somut sorular üzerinden yürütmek gerekiyor:

Üretilen aşı miktarı Türkiye’nin ihtiyacını karşılıyor mu?

Aşılar sahaya zamanında ulaşıyor mu?

İl ve ilçe müdürlüklerinin stokları yeterli mi?

Özel sektörden aşı alımı yapılıyor mu?

Yapılıyorsa hangi firmalardan, hangi miktarda ve hangi bedelle alınıyor?

Ve en önemlisi:

2025’te yaşanan salgından sonra neden 2026’da yeniden aynı tedbirler gündeme geliyor?

Aydın’da şap yalnızca hayvancılığı değil, kültürü de vuruyor

Şap hastalığının Aydın açısından bir başka boyutu daha var.

Deve güreşleri.

Aydın’da deve güreşleri yalnızca bir spor organizasyonu değil; yüzyıllardır yaşatılan, çevresinde ciddi bir ekonomik hareketlilik oluşturan geleneksel bir kültür.

Ancak 2025’teki şap krizi bu geleneği de doğrudan etkiledi.

Aydın Valiliği, 19 Kasım 2025 tarihinde yaptığı resmi açıklamada, il genelinde artan şap hastalığı mihrakları ve uygulanan karantina tedbirleri nedeniyle deve güreşi etkinliklerinin ikinci bir talimata kadar ertelendiğini duyurdu. Valilik, kararın gerekçesinde develerin şap hastalığına duyarlı olmasını gösterdi.

Karar, Aydın’da yalnızca devecileri değil, deve güreşleri etrafında ekonomik faaliyet yürüten çok sayıda kişiyi de etkiledi.

Deve güreşi organizasyonlarında deve sahiplerinden organizatörlere, havutçulardan çulculara kadar geniş bir ekonomik zincir bulunuyor.

Güreşlerin ertelenmesi nedeniyle bu zincirin birçok halkasında gelir kaybı yaşandı.

Nitekim 2026’nın başında Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu üyeleri, şap hastalığı gerekçesiyle yapılamayan güreşleri protesto etmek amacıyla Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde eylem yaptı.

Federasyon Başkanı Akkın Pazarlıoğlu da dönemin tartışmalarında, develerde şap hastalığı görülmediğini savunarak kararların yeniden değerlendirilmesini istemişti. Bu görüş, resmi makamların hastalık ve hayvan hareketleri konusundaki yaklaşımıyla aynı değildir; dolayısıyla iki tarafın değerlendirmelerini birbirinden ayırmak gerekiyor.

Güreşler yeniden başladı ama soru ortadan kalkmadı

Aydın’da karantina tedbirlerinin sona ermesinin ardından 2026 deve güreşi sezonu Mart ayında yeniden başladı. İlk güreş İncirliova’da yapılırken, Aydın genelindeki diğer organizasyonlar da takvim dahilinde gerçekleştirildi.

Ancak bugün şap yeniden konuşulmaya başlanınca Aydın’ın devecilik camiası açısından da aynı endişe yeniden ortaya çıkıyor:

Yeni bir karantina süreci yaşanırsa deve güreşleri yine ertelenecek mi?

Ve daha önemlisi:

Aydın’ın geleneksel deve güreşleri, hayvan hastalıklarına karşı alınacak önlemler ile kültürel ve ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilmesi arasında nasıl bir denge kurulacak?

Bu sorunun cevabı yalnızca deveciler açısından değil, Aydın’ın kültürel ekonomisi açısından da önem taşıyor.

Şapın faturası yalnızca hayvan yetiştiricisine çıkmıyor

Bir hayvan pazarının kapanması ilk bakışta yalnızca alıcı ve satıcıyı ilgilendiriyor gibi görünebilir.

Oysa zincir daha uzun.

Nakliyeci etkileniyor.

Besici etkileniyor.

Kasap etkileniyor.

Yem satıcısı etkileniyor.

Veteriner hizmetleri etkileniyor.

Hayvan pazarında çalışan esnaf etkileniyor.

Ve Aydın örneğinde olduğu gibi deve güreşleri etrafında oluşan ekonomik yapı da etkileniyor.

Dolayısıyla şap hastalığı yalnızca veterinerlik başlığı altında ele alınabilecek bir mesele değil.

Bu aynı zamanda tarım ekonomisi, hayvancılık politikası, kamu kaynaklarının kullanımı, hayvan hareketlerinin yönetimi ve kültürel ekonominin konusu.

Kamuoyunun cevap beklediği sorular

Türkiye’de yeniden şap alarmı verilirken Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kamuoyunu aydınlatması gereken başlıklar bulunuyor:

2026 yılında Şap Enstitüsü kaç doz aşı üretti?

Türkiye’nin yıllık şap aşısı ihtiyacı kaç doz?

Kamu stoklarında şu anda kaç doz aşı bulunuyor?

Özel şirketlerden kaç doz aşı satın alındı?

Bu aşıların toplam maliyeti ne oldu?

Hangi firmalardan aşı satın alındı?

2025 salgınının ardından aşılama stratejisinde hangi değişiklikler yapıldı?

2026’da görülen yeni vakalar hangi serotiplere ait?

Aşılama sonrası sahadaki bağışıklık oranı nedir?

Hayvan pazarlarının yeniden açılması hangi bilimsel kriterlere göre kararlaştırıldı?

Bugün yeniden kapanan pazarların açılması için hangi kriterler uygulanacak?

Aydın’da yeni vakalar ortaya çıkması halinde deve güreşleri için nasıl bir yol haritası uygulanacak?

Çünkü mesele artık yalnızca bir hastalık meselesi değil.

Mesele, Türkiye’nin bir yıl önce yaşadığı krizin ardından aynı krizi yeniden yaşamaya ne kadar hazırlıklı olduğu.

Hayvan pazarları kapanıyor.

Yetiştirici bekliyor.

Ticaret yavaşlıyor.

Aydın’da ise gözler bir kez daha deve güreşi sezonuna çevriliyor.

Şimdi sorulması gereken soru basit:

Geçen yıl yaşanan şap krizinin faturası ödendi. Peki dersleri alındı mı?

#ŞapHastalığı #Şap #HayvanPazarları #Hayvancılık #TarımVeOrmanBakanlığı #ŞapAşısı #AşıKrizi #Türkiye #Aydın #DeveGüreşleri #HayvancılıkSektörü #Besici #Çiftçi #Tarım #HayvanSağlığı #AydınDeveGüreşleri #Rota09

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu