Esat Çalık ve Boş Koltuk: Makam Var, Soru Çok!

Kardeşim, siyasette makamın da bir raconu vardır hep söylerim bunu. Hele belediye başkan yardımcılığı gibi bir koltuktan söz ediyorsak, mesele sadece kim iyi doktor?, kim iyi siyasetçi?, kim kimin adamı? olayı değildir. Orada tek bir şey aranır: Güven.
Şimdi Söke’de boşalan başkan yardımcılığı koltuğu için bazı isimler konuşuluyor. Bunlardan biri de MHP’li Belediye Meclis Üyesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Sayın Esat Çalık.
Doktorluk tarafını biz de biliriz. İnsanların en hassas anlarında yanında olan, ailelerin umut bağladığı bir meslek… Ama siyaset başka kardeşim. Doktorlukta mesele hastaya güven vermektir. Belediyede ise mesele, şehrin insanına güven vermektir.
Tam da burada bazı iddialar dolaşıma giriyor. Altını kalın çizelim: Bunlar iddia.
Doğruluğu ortaya konulmuş mahkeme kararı değildir. Ben de kimseyi suçlu ilan etmiyorum yanlış anlaşılmasın. Ama kamu görevine talip olan bir isim hakkında böyle iddialar konuşuluyorsa, bana ne? deyip geçmek de bizim racona ters. İddialardan biri, Sayın Çalık’ın bir çırçır fabrikasında gizli ortaklığı bulunduğu ve bu işletmenin bazı çiftçilere yönelik ödeme sorunları yaşadığı ve çiftçiyi mağdur ettiği yönünde. Hatta fabrikanın mağduriyetleri gideremediği için şu an kapalı olduğu konuşuluyor.
Doğru mu, değil mi? Orası Sayın Çalık’ın vereceği cevapla, belgelerle ve gerekiyorsa ilgili kayıtlarla ortaya çıkacak. Ama birader, çiftçinin parasının konuşulduğu yerde insanın kulağı ister istemez dikilir. Çünkü Söke’de çiftçi meselesi hassas meseledir, öyle duymadım, bilmiyorum denilecek türden değildir. Bir başka iddia daha var ki; bu kez konu ticaret değil, komşuluk. İddiaya göre oturduğu sitede oyun oynayan çocukların topu bahçesine kaçmış. Bu kaçan topun, doktorumuz tarafından bıçakla kesildiği ileri sürülüyor. Tekrar söylüyorum: İddia. Doğruysa ayrı, yanlışsa bambaşka vahim bir mesele.
Şimdi biz doğru kısmından düşersek yola; kardeşim, çocukların dünyaya gelmesine vesile olan bir hekimin, çocukların oyununa, oyuncağına tahammülsüzlüğü şaka mı? Şimdi birader, burada da konu sadece “top kesildi” olayı değil. Çocuk bu. Oynayacak. Koşacak. Topu kaçacak. Komşu da “Alın çocuklar, topunuz” diyecek. Hepsi bu yahu. Mesele top değil yani, bir çocuğa veya komşuya hatta özünde insana yaklaşım tarzı. Top kesildiyse, yenisi alınır da ama kamu görevinde güven bir kere kesildi mi, bantla mı yapıştıracaksın be birader. Bana sorarsınız güzel kardeşlerim, başkan yardımcılığı bir ödül koltuğu değildir. Hele hele boş kaldı, geliversin bir isim oturuversin diye doldurulacak bir sandalye hiç değildir. O koltukta oturan adamın ya da kadın her kim olursa olsun vatandaşla, esnafla, çiftçiyle, çalışanla, muhalefetle, kendi ekibiyle ve hatta en basitinden komşusuyla iyi ilişkiler kurabilmesi gerekir. Takdir edersiniz ki belediye koridorları site bahçesinden daha geniştir azizim. Orada yalnızca kendi bahçeni değil, koca bir şehrin bahçesini yönetirsin. O yüzden Sayın Çalık açısından mesele aslında çok basit: Hakkındaki bu iddialar doğru değilse çıksın, söylesin.
Şu iddia yanlıştır. Şu şirketle ilişkim budur. Şu konuda böyle bir olay yaşanmadı. Şu belge de burada. Bitti gitti yahu. Ama cevap gelmez, iddialar havada kalırsa o zaman bu bir kabullenişe girer ki tasvip edemem doğrusu. Ben kimseyi yargılamıyorum, mahkum etmiyorum. Ama Aydın sınırları içinde bir vatandaş olarak, makam isteyen bir adamdan hakkındaki iddialara açıklık istemek de kimsenin ayıbı değil aksine en doğal hakkıdır. Dedim ya işte belediye başkan yardımcılığı kişisel kariyer basamağı değil, kamu sorumluluğudur. Kamu vicdanını rahatlatmak için de bu iddiaların yanıt bulması elzemdir.
Güzel kardeşim, makam büyüdükçe insanın gölgesi de büyür. Gölgen büyüdüyse, seni herkes görür. Herkes tarafından görünür olmayı göze alıyorsan hesabının kitabının, yaptığının ettiğinin de görünür olmasını kabul edeceksin. Söke küçük bir yer. Kim ne yaptı, kim ne söyledi, kim hangi kapıdan girip hangi kapıdan çıktı saklamak imkansız; bu şehrin gizli muhafızları var. Enterasan, kendine has bir şehir burası. Kim kimin yanında, kim kimin ardında hiç belli olmaz her an her şey tepetaklak gelebilir. O yüzden mevzu bahis olanEsat Çalık’ın kişiliği, mesleki kimliği değil. Hatta mevzu siyasi kimliği de değil.
Mevzu şu: Hakkında bu kadar iddia konuşulan bir isim, kamuoyunun önüne çıkıp bunları açıklığa kavuşturmadan belediye başkan yardımcılığı gibi bir makamın tartışmasız adayı olabilir mi? Soru net. Bunun cevabını biz değil, belgeler, açıklamalar ve zaman verecek.
Peki tamam da burada Başkana düşen bir şey yok mu? Olmaz olur mu iki gözüm. Onun payına düşen de belli bir şey.
Koltuk boş diye doldurmak değil elbet. Kime emanet ettiğini iyi tartmak. Çünkü başkan yardımcılığı makamı, bir kişinin kariyer hanesine yazılacak yeni bir unvan değildir. Şehrin anahtarlarından biridir. Anahtar da herkese verilmez malum. Racon basittir kardeşim: Makamı istiyorsan, önce hakkında konuşulanları temizleyeceksin. İddia varsa cevap vereceksin. Şüphe varsa gidereceksin. Güven verebiliyorsan da geçip oturacaksın. Yoksa, bırak koltuk boş kalsın dünya yıkılmaz. Söke’de zaten makam çok.
Velhasılkelam, menzil uzun, yol dikenli



